2027’de Yatırım Kararlarını Kim Verecek?

BeInCrypto
Apri BeInCrypto
2027’de Yatırım Kararlarını Kim Verecek?

Vugar Usi, yatırım kararlarını restoran yorumları ve tatil fotoğrafları kadar doğal bir şekilde konuşuyor. İnsanlar, başkalarının başarılı olduğu adımları görüp aynısını tekrar etmeye çalışıyor.

MEXC'nin CEO’su, TOKEN2049 etkinliğinde BeInCrypto’ya şöyle konuştu: ‘Buna ekran odaklı bir hayat diyorum’ dedi.

Yapay zeka (AI), yatırımcılara yeni bir tavsiye kaynağı sunuyor ve hızla işlemleri doğrudan gerçekleştirme kapasitesi artıyor. 28 eylül’de MEXC, kullanıcıların kendi AI agent’larını kripto para borsasıyla buluşturan bir aracı aracı (tool) piyasaya sürdü. Böylece AI agent’lar alım-satım işlemlerini hazırlayıp yürütebiliyor. Ancak kritik adımlar için son onay yine kullanıcıdan geliyor.

2027’ye yaklaşırken başkasının yatırım fikrinden senin cüzdanına giden yol kısalıyor. Peki, bu süreçte parası riskte olan yatırımcının kendi muhakemesi ne kadar devrede kalacak?

https://www.youtube.com/watch?v=krKAlyDHdUw

Portföy Ne Zaman Bir Profile Dönüştü?

Usi, sosyal trading’in artık ‘bir tür kimlik göstergesi’ haline geldiğini düşünüyor. Yani bir yatırım, kimi örnek alıp kimi takdir ettiğinizi ya da bir fırsatı ne kadar erken fark ettiğinizi ortaya koyabiliyor.

‘Bazen şöyle diyebilmek isteriz: Amazon’a on yıl önce yatırım yaptım. O fırsatı ilk keşfedenlerden biriydim’ dedi.

Araştırmalar da bu motivasyonun önemine işaret ediyor. Nisan ayında yayımlanan FINRA Vakfı’nın araştırması, 2024 yatırımcı anketini temel alıyor. Buna göre sosyal medya kullanan yatırımcıların %59’u, sosyal aktivitelerin kendilerini motive ettiğini söylüyor. Sosyal medya kullanmayanlarda ise bu oran sadece %11.

Aynı araştırma, bu yatırımcılar arasında özgüven ile test edilmiş finansal bilgi arasında bir boşluk olduğunu da ortaya koydu. Sosyal trading, piyasaları daha ulaşılabilir kılıyor ancak yatırımcıların karşılaştıkları fikirleri doğru değerlendirmesini de zorlaştırabiliyor.

Usi, AI odaklı şirketlere duyulan ilginin MEXC’deki trading hacmini artırdığını belirtiyor.

‘Şu anda herkesin konuştuğu konu bu ve piyasada ciddi bir ivme yaratıyor’ dedi.

Trend konuların peşinden gitmek fırsatları bulmayı kolaylaştırıyor. Ancak fiyatın mantıklı olup olmadığına karar vermek hâlâ ayrı bir analiz gerektiriyor.

Sıradan Bir Yatırımcı, Bir Quant’ın Avantajını Kullanabilir mi?

Usi, AI’ın profesyonel trading firmalarında uzun süredir kullanılan analitik mantığı artık bireysel yatırımcıların da hizmetine sunabileceğine inanıyor.

‘Quant firmaları yıllardır algoritmik trading yapıyor. AI’ın sağladığı avantaj ise, aynı mantığın artık bireysel kullanıcıların da faydasına sunuluyor olması’ dedi.

Elbette, profesyonel trading’in asıl gücü sağlam stratejilere ve güvenilir verilere dayanıyor. Birine AI asistanı vermek, otomatik olarak kuant fonlarının kazanımlarını aynen yansıtacağı anlamına gelmiyor.

MEXC’nin 15 ekim’de 3.708 kripto para trader’ı ile yaptığı ankette katılımcıların %84,8’i AI’ı araştırma ya da trading için kullandığını belirtti. AI kullananların %65,9’u ise en azından bazen bu önerilere göre hareket ettiğini söyledi.

Bunlar şirketin örneklemiyle sınırlı veriler. Ayrıca bildirilen iyileşmeler de objektif getiriler değil, kullanıcıların kendi gözlemlerine dayanıyor.

Usi, bundan sonraki adımda iş yükünün daha fazla delege edileceğini öngörüyor.

‘Yakında, portföyünüzü otomatik olarak dengeleyen ve fırsatlara anında tepki veren bağımsız agent’ları daha sık göreceğimize inanıyorum’ dedi.

Bu da yatırımcının önündeki asıl görevin: bireysel işlemlerini tek tek incelemenin zor olduğu, sistemin kendisini değerlendirmek olduğunu gösteriyor.

Sen Uyurken Paranı Kim Gözetiyor?

Trading seansları uzadıkça otomasyonun cazibesi daha belirginleşiyor.

Usi şöyle diyor: ‘Atalarımız ne demiş: “Para uyumaz.” Kripto para borsası da uyumaz. Fakat insan uyur’ dedi.

Nasdaq, 6 aralık’ta haftada beş gün boyunca 23 saatlik trading başlatmayı planlıyor. Bu da 2027 öncesinde yatırımcıların gelişmelere daha hızlı tepki vermesinin önünü açıyor.

Usi, bu saatlerde pozisyonları yazılımların yöneteceğini öngörüyor.

‘Belki ileride fedakarlık gerektiren likidasyon ya da stop-loss emirlerine güvenmek yerine; AI agent’lar, tehlike sinyali çalmadan önce daha sağlıklı kararlar verecek’ dedi.

Bunlar teorik avantajlar olarak kalıyor. Yapay zekanın yüksek kaldıraçlı işlemlerin zorunlu kapanmasını gerçekten engellediğine dair somut bir vaka sunulmuş değil. Gece boyunca aktif kalan bir agent’ın kararlarının ne kadar isabetli olacağı ise meçhul.

Piyasanın açık kaldığı saatler uzadıkça yatırımcıların anlık karar verme olasılığı da artıyor. Otomasyon ise, önceden belirlenen kurallar çerçevesinde hareket ettiği sürece, plana sadık kalmayı kolaylaştırabilir.

Onay Butonuna Tıklamak Kontrolü Sende mi Bırakıyor?

Şimdilik Usi, süreçte insan onayı adımının hala mevcut olduğunu söylüyor.

‘AI, size ne yapmanız gerektiği konusunda bir öneri sunuyor, sizin tek göreviniz işlemi onaylamak’ dedi.

Elindeki onay butonu, yatırımcının asıl sorumluluğunu gösteriyor: Gerçekten neyi onayladığını anlamak. Kendinden emin bir açıklama, zayıf bir öneriyi olduğundan daha ikna edici gösterebilir.

Usi’nin genel yaklaşımı ise, güvenlik önlemlerinin mutlaka korunması gerektiği yönünde.

‘Yapay zekada ulaşmak istediğimiz nokta şu: Tehlikelere ve sınırlamalara karşı dikkatli olunmalı, özellikle finans alanında bu sınırlamalardan asla vazgeçilmemeli’ dedi.

Finansal İstikrar Kurulu’nun (FSB) 15 Ekim tarihli rehberi belirli bir yapay zeka sisteminin özerkliğine ve risk seviyesine uygun insan gözetimi öneriyor. Etkili gözetimin yalnızca onay vermekle sınırlı kalmaması, gerektiğinde müdahil olabilmesi de şart.

Gerçekten Ne Kadar Yetki Verirdiniz?

MEXC’nin yaptığı anket, kullanıcıların sınırlarını netçe çizdiğini gösteriyor. Transfer ve çekimin yasaklandığı bir senaryoda, katılımcıların %54’ü yapay zekaya hesaplarındaki varlıkların en fazla %20’siyle işlem yetkisi verirken, yalnızca %6,5’i varlıklarının yarısından fazlasını yetkilendiriyor.

Usi, müşteri ilişkilerinin ticari açıdan ne kadar kritik olduğunun da altını çiziyor.

‘Ya müşteriye sahipsiniz ve tüm hizmetleri ona sunabiliyorsunuz ya da sahip değilsiniz’ dedi.

Bir platform yatırım fikrinin oluşmasına yardımcı olup bunu hayata geçirecek altyapıyı sunduğunda bu ilişki çok daha belirleyici hale geliyor.

2027 yılına geldiğimizde, daha fazla yatırımcı bir zamanlar kendi verdiği kararları artık sadece yakından denetleyerek yönetecek gibi görünüyor. Buradaki kontrol, devrettikleri yetkilerin sınırını gerçekten anladıklarına ve strateji ihtiyaçlarını karşılamadığında bu yetkileri çekebildiklerine bağlı olacak.

Orijinal 2027’de Yatırım Kararlarını Kim Verecek? hikayesini Mohammad Shahid tarafından tr.beincrypto.com ’da okuyun